İçeriğe geç →

Korona Virüs Krizinde, Pazarlama ve İletişim Stratejileri

Last updated on 24 Nisan 2020

Hepimiz şunun farkındayız ki, gerçekten tarihi bir dönemden geçiyoruz. Hiç kimse dünyanın bu durumdan sonra nasıl bir düzende olacağını bilmiyor, ama özellikle bir değişim çok muhtemel görünüyor: Hiper-bireyselleşme çağından ayrılacağız, toplum ve toplum düşüncesinin değerli olduğu bir döneme geçeceğiz.

Korona Virüs

Korona virüs krizi (COVID-19) ile beraber birçok marka da çok zor zamanlardan geçiyor. Karantina kısıtlamaları müşterileri perakende mağazalarından uzak tutuyor, lojistik konular e-ticaret dinamiklerini etkiliyor ve Çin’deki üretimin yavaşlaması işletmelerin stoklarını kısıtlar hale geliyor.

Devam eden krizde, korona dalgasına karşı hamle yapması beklenen pazarlamacıların üzerindeki baskı ise her geçen gün artıyor. Bazı şirketler artık yüksek talep gören ürünlere sahipken, diğerleri satış yapmakta çok zorlanıyor.

Müşteri Şikayeti ve Marka Sadakatine Önem Verin

Özellikle marka ve reklam tanıtımı, Korona virüs krizi sırasında çok da harika bir fikir olmayabilir, insanlar Twitter’da yıllarca duymadıkları şirketlerden pazarlama odaklı e-postalar almaktan dolayı rahatsız olduklarını dile getiriyorlar, ve çoğu reklam ajansı yöneticisi, benzeri görülmemiş zamanlarda reklam vermeye çalışmanın zor bir denge olduğunu kabul ediyor. Ulusal kanallardan birinde dinlediğim bir telefon bağlantısında bir reklam sektörü duayeni “Bir krizin arkasında yardımcı olmak ve kırbaçlamak arasında çok ince bir çizgi var” dedi. Bugünlerde markaların da bu denge tahtasında çok dikkatli hareket etmesi gerekiyor.

Bu tip kriz dönemlerinde müşteri şikayetlerinin önüne geçmek markanın çok da elinde olmasa da bunu nasıl yönettiği çok önem arz ediyor. Gerektiği durumda marka lideri veya şirket sahibinin sazı eline alması ve kamuoyuna gerekli açıklamaları yapması dahi müşterilerine ne kadar değer verdiğini gösteren bir hamle oluyor. Yakından takip ettiğim Getir markası Korona krizi sırasında birçok sistemsel problem ve lojistik anlamda aksaklık yaşasa da müşterilerini bir şekilde mutlu etmeyi başardı diye düşünüyorum. Burada iletişimin gücünü ve müşteriyle kurulan bağın da ne kadar önemli olduğunu yaşayarak gördük aslında.

Getir-İletişim

Sadece müşterilerine değil, çalışanlarına verdiği destek ve motivasyonla da aslında hem kendi müşterisi hem de kendi çalışanından hakkıyla bir övgü aldı.

Getir-İletişim-2

Hükümetlerin uyguladığı sosyal mesafenin benzerini belki de markaların da müşterilerine uygulaması gerekli. Bir markanın müşterileriyle ilişkisi her zaman önemlidir, ancak hiçbir zaman bugün olduğundan daha kritik olmamıştır. Bu gibi dönemlerde daha fazla netlik ve güvence talep edilir, dolayısıyla müşterisinin yanında olduğunu hissettiren, onlara güven aşılayan markaların ilerleyen dönemlerde daha fazla sadık müşteri kitleleri edineceğini söyleyebiliriz.

Büyük Markaların Nasıl Hareket Ettiğini İzleyin

Bu garip ve endişeli zamanda, topluluklarına değer katmaya odaklanmış birçok şirket örneği görüyoruz. Örneğin Facebook, geçen hafta 30 ülkedeki küçük işletmeleri desteklemek için 100 milyon dolarlık bir program açıkladı. Diğer birçok dijital hizmetin yanı sıra Microsoft Teams ve Google Hangouts da ücretsiz olarak sunuluyor.

Alibaba’dan Amazon’a, iş dünyasında büyük isimler COVID-19 ile mücadelede destek oluyor. Bazıları tıbbi yardım gönderiyor, diğerleri para bağışlıyor.

Alibaba, vakfı sayesinde 1.1 milyon test kiti, 6 milyon maske ve 60.000 koruyucu giysi ve yüz kalkanı bağışlıyor.

İsviçreli ilaç devi Roche, ABD’ye korona virüs testleri göndermeye başladı ve her hafta en az 400.000 sonuç almayı planlıyor.

Louis Vuitton, Bulgari, TAG Heuer, Tiffany, Dom Pérignon ve diğer birçok üst düzey markanın sahibi olan Fransız lüks güç merkezi LVMH, el dezenfektanı sektörüne girdi. Christian Dior ve Givenchy gibi markalar için genellikle parfüm ve makyaj üreten fabrikalar COVID-19 ile savaşmak için hizmete giriyor.

Microsoft ile birlikte, COVID-19 Müdahale Fonu’nnun kurucusu Amazon, Alaska Havayolları ve Starbucks Vakfı gibi diğer işletmeler şimdiye kadar 2.5 milyon dolar bağışladılar.

Dünyaca ünlü spor klüpleri Corona için sosyal medya üzerinde farkındalık yarattılar. Hatta bazı ünlü futbolcular bunu bir çekişme (challenge) haline getirdi:

https://www.instagram.com/p/B931QwTHpdt/

23 Mart’ta 350.000’i aşan doğrulanmış COVID-19 korona virüs vakalarının sayısı artmaya devam ettikçe, dünya genelinde de başka bir şey olmaya devam ediyor – girişimciler, işletmeler ve multi-milyoner hayırseverler destek sözü veriyor.

Endüstriniz ne olursa olsun, bu bir tavır alma, ortak faydaya katkıda bulunma ve kendinizi doğru yere konumlandırma zamanıdır. Dünyanın dört bir yanındaki, farklı türden endüstrilerde bulunan markalar şu anda, taze yiyeceklerden, yazılımlarını ücretsiz olarak paylaşmaya kadar, yardım etmek için neler yapabileceklerini araştırıyor. Şimdi kapalı kutunun dışında düşünerek kendinizi ve markanızı topluluğun bir parçası olarak tanıtma zamanı diyebiliriz.

Değer Yaratın

Gelecekte, markaların hizmet ettikleri topluluklara tam olarak nasıl ve ne kadar katkıda bulunabilecekleri konusunda daha fazla düşünmeleri gerekiyor. Potansiyel müşteriler ve mevcut müşteriler, en sevdikleri markaların sunduğu ürünlerin yaşamımızı – bir topluluk olarak – nasıl daha iyi hale getirdiğini bilmek istiyorlar.

Gelecekte, kendini tanıtma hem büyük şirketler hem de kişisel markalar için arka plana taşınacak. Onların yerine, şirketlerin bir şeyler yapmaları ve kendilerine şu soruyu sormaları bekleniyor:

Topluluğumuz için ne yapabiliriz?

Araştırmanızı Yapın

Pazardaki diğer şirketlerin nasıl harekete ettiğini öğrenin ve ardından benzersiz bir şeye katkıda bulunarak kendinizi nasıl konumlandırabileceğinizi düşünün.

Kendinize şunu sorabilirsiniz: Şirketinizin katkıda bulunabileceği benzersiz bir şey ne olabilir? Diğerlerinin kullanmadığı neye erişiminiz var? Süper gücünüz nedir ve bunu kamu yararına katkıda bulunmak için nasıl kullanabilirsiniz?

Önemli olan bir diğer konu da katma değerinizi sunarken, onu nasıl özel kıldığınız ve hangi iletişim kanalları ile hedef kitlenize nasıl eriştiğiniz olacaktır.

Anlatmak İstediğiniz Hikayeyi Düşünün

Çok zor bir dönemden de geçsek, önce anlatmak istediğiniz hikayeyi düşünün. Bu hikaye ürününüz ve şirketinizin hedefleri ve mottosuyla alakalı olmalı, ayrıca parçası olduğunuz toplulukla da ilgili olmalıdır. Dikkate almanız gereken bazı sorular şunlar olabilir:

  • Müşterilerin sizin hakkınızda ne söylemesini istersiniz?
  • Bireylere, bir topluluğa veya belirli bir grup insana değer katıyor musunuz?
  • Yeni hikayeniz markanızın geçmişi ile nasıl bir ilişki kurabilir?
  • Bu hikayeyi nasıl anlatmak istiyorsun?

Evde Kal

Tüm bu sorulara yanıtları verip harekete geçtiğinizde de tüm sorumluluğu alabilir güçte olmalısınız.

Kriz Sırasında Nasıl Çalıştığınızı Doğru Mesajlarla Duyurun

Müşterilerin işletmenin açık olup olmadığını ve sorunlarını nasıl giderdiğinizi mutlaka duyurun.

Örneğin mağaza olarak kapalı da olsa online sipariş verilebiliyorsa, web sitenizin ön sayfasına koyun ve özel sosyal mesajları sabitlemeye başlayın. İnsanların satın alabilecekleri konusunda kısıtlamalar varsa, ne olduklarını ve neden böyle olduğunu bildiklerinden emin olun.

Ayrıca hemen hemen her şirket, müşterilere krize nasıl yaklaştıklarını açıklayan e-postalar gönderdi, ancak çoğunun içeriği oldukça karışık. İletişim kuracaksanız, alakalı bir içerik paylaştığınızdan emin olun ve standart bir mesaj yerine mutlaka kişiselleştirmeyi kullanın. Çoğu insanın okuyabileceği e-postanın üstüne faydalı bilgiler koyun.

Örneğin, birkaç gün önce bankamdan, müşterileri online bankacılık portalını kullanmaya teşvik eden ve online olarak erişilebilen tüm hizmetlerini listeleyen bir e-posta aldım. Birkaç paragraf aşağıda, e-posta şu anda birçok müşteri için kritik olabilecek yeni ücretsiz kredili mevduat limitleri hakkında bazı bilgiler listelemiş. İnsanlar hangi bilgileri daha fazla umursayacaktır sizce?

Reklam Harcamalarınızı Optimize Edin

İnsanlar evde kaldıkça, mobil cihazlarında ve online platformlarında harcanan zaman giderek artıyor. Eğlence için OTT yayın platformlarına, dış dünyayla bağlantı kurmak için sosyal medyaya, alışveriş için e-ticaret portallarına ve daha fazlasına daha fazla zaman harcıyorlar. COVID-19, pazarlama ve reklamcılık girişimlerini aksatmasına rağmen, pazarlamacıların planlarını akıcı tutmasını ve reklam harcamalarını bulundukları yerde müşterilere ulaşmak için değiştirmelerini bekleyebiliriz.

İşletmelerin gelir kaleminin düştüğü dönemde, reklam harcamalarını da sabit tutmak çok da akılcı bir yol olmamakla beraber, bu harcamaları en düşük seviyeye çekmek de çok doğru bir strateji olmayacaktır.

Örneğin, dijital pazarlama ajansları, proaktif stratejinin bir parçası olarak pazarlama bütçeleri gibi farklı değişkenleri dondurma olanaklarından yararlanabilir.

Online reklamlar söz konusu olduğunda, bazı pazarlamacılar, fırsatlar azalırsa reklam harcamalarının etkileneceğine inanıyorlardı. Ancak, reklam harcamalarının aloke edilme şansları var. Bu zaman bazlı ya da kanal – kampanya tipi bazlı olabilir. Bu yüzden mutlaka pazarlama ve reklam bütçeleri gözden geçirilmeli, net olmayan öngörülere rağmen yeni tahmini bütçeleme yapılmalıdır.

WARC’nin bir raporuna göre, global reklam harcaması 660 milyar dolara yükselecek ve internet reklamı 2020’ye kadar% 13,2 büyüyeceği söyleniyor.

COVID-19 durumu nedeniyle, reklam pazarının bu yıl düşebileceğini ve beklendiği gibi performans göstermeyebileceğini bekleyebiliriz. Ancak, yer değiştiren reklam harcamaları yılın ilerleyen aylarında yeniden kendini gösterecektir. O yüzden panikle hareket etmemeli, analitik davranarak yine veri odaklı kararlar alan markalar yıl sonunda çok daha mutlu işletmeler olacaklardır.

Unutulmamalıdır ki reklamlar GSYİH ile güçlü bir şekilde alakalı olmasına rağmen, düşen ekonomik çıktının (Korona virüs nedeniyle) reklam yatırımını mutlaka etkilemesi şart değildir.

Dijital Pazarlama Planınızı Gözden Geçirin

 İnsanların dijital dünyada çok daha fazla zaman harcadığı bir dönem sanırım olmamıştır. Dolayısıyla dijital platformlarda yer almayan markalar bile tüm pazarlama ve satış kanallarını online mecralara nasıl geçiririz telaşına düşmüş durumda.

Dijital kanallara yatırımın arttığı bu dönemde mevcut dijital pazarlama planınızı mutlaka gözden geçirmeli ve ekipçe yeni bir değerlendirme yapmalısınız.

Dijital kanallarda oluşturulacak içerik pazarlamasına ait taktiklerden, arama motoru optimizasyonu stratejinize, e-post pazarlamasındaki otomasyonlarınızdan, reklam harcamalarınıza (PPC) kadar dijital pazarlamanın tüm alt kalemleri bazında bir revizyon ve güncelleme yapmanız kaçınılmaz hale geldi.

Takip ettiğim içerik sağlayıcı sitelerinin çoğu hangi sektör olursa olsun korona virüs krizi ve etkileri ile beraber kendi makalelerini ve haberlerini de bu yöne taşıdı. Nitekim markalarda da benzer bir durum var.

Keza ürün veya hizmetlerini pazarlayan markalar da reklam stratejilerinde kampanya bazlı olarak bütçe optimizasyonuna gidiyorlar.

Benzer şekilde anahtar kelime stratejisini korona virüs sonrası şekillendiren markalar da mevcut. Özellikle sundukları ürünler veya hizmetler bu krizle beraber tetiklenen ürün gruplarının içindeyse daha da kaçınılmaz bir değişim söz konusu oluyor.

Geri Bildirimleri Toplayın, Analiz Edin ve Aksiyona Geçin

 Dünyadaki belirsizliğe ve davranışlardaki hızlı değişikliklere rağmen, veriler hala toplanmakta ve analiz edilmektedir. Bir pazarlamacının işi, tüketicinin ihtiyaç duymadan önce neye ihtiyaç duyduğunu tahmin etmektir aslında.

Yavaşlamak, mola vermek ve müşterilerinizin neler yaptığını görmek için bu zamanı mutlaka ayırın. Etkileşimlerinin nasıl olduğunu öğrenmek için müşteri deneyimi veya müşteri hizmetleri ekiplerinizden geri bildirimler alın.

İnsanlar sosyal uzaklıklar sırasında hiç olmadığı kadar fazla veri noktası oluşturuyor ve reklamlardaki eğilimleri, sosyal medyadaki davranışları kolaylıkla süzebilirsiniz. Ayrıca, müşteri deneyimindeki boşlukları tanımlamak için Korona virüs öncesi ve sonrası pandemik davranışları karşılaştırabilir ve bunlarla kontrast oluşturabilir, ardından bunları en iyi nasıl ele alacağınızı stratejileyebilirsiniz. Mutlaka analizlerinizi daha derinlemesine yapın.

Rekabette bir adım daha öne geçmek için nasıl karar alacağınızı bırakın veriler size söylesin, analiz sonuçlarınızı sonrası yapılacaklar listenizi hızla uygulamaya çalışın, test edin, tekrar test edin ve daha sonra tekrar test edin! Mutlaka optimum sonuçlara ulaşacağınız noktaya varacaksınız.

Pazarlama bütçenizin nereye gittiğiyle ilgili endişeleriniz varsa veya korona virüsün pazarlama stratejinizi nasıl etkileyebileceğini (etkilediğini) tartışmak istiyorsanız lütfen yorum kısmına görüşlerinizi bırakın, beraber tartışalım.

Sağlıkla Kalın, Evde Kalın!

Sağlıkla Kalın, Güvende Kalın

Kategori: Pazarlama

Yorumlar

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir